Strateji

Hedefler mi Alışkanlıklar mı Başarıyı Getiriyor?

alışkanlıkşar

Hedefler mi Alışkanlıklar mı Başarıyı Getiriyor?

Hepimizin doğal olarak ulaşmaya çalıştığı hedefleri var.

Hedef ile yaşamak, insanın çok temel bir özelliği.

Hayallerimize ulaşmak için çoğu zaman kendimize hedefler belirliyoruz.
-10 kilo zayıflayacağım.
-Haftada 3 gün spor yapacağım.
-Bu sene İngilizceyi öğreneceğim.
-Sigarayı bırakacağım.
-Yüksek lisans yapacağım.

Büyük, küçük kendimize sürekli hedefler belirliyoruz. Ulaşmak için de kendimizi motive edecek olumlamalar söyleyip duruyoruz. Çok insani bir durum. Ancak işler hedef koymak ile bitmiyor.

Hepimizin hataya düştüğü bir konu var. Nereye gitmek istediğimizi belirliyoruz ancak bunu günlük hayatımıza uyduramıyoruz. Programlayamıyoruz. Ajandamızda yer açamıyoruz.

Peki, Neden?

İşte tam bu noktada alışkanlıklar devreye giriyor. Son dönemlerde keyifle okuduğum Charles Duhigg’in kitabı “Power of Habits” Alışkanlıkların Gücü – Boyner Yayıncılık-, Daniel J. Levitin’in “The Organized Mind” (Türkçeye çevrilmedi) ve Theo Compernolle’nin kitabı “Brain Chains” (Türkçeye çevrilmedi) kitapları alışkanlıkları oldukça övüyor ve ön plana çıkartıyor. Başarılı olabilmenin, hedeflere kolayca ulaşabilmenin alışkanlıklardan ve Kilit Huy Kalıpları’ndan kaynaklandığını net bir şekilde ifade ediyorlar. Kolayca yeni alışkanlıklar edinebilmek, kötü alışkanlıklardan kurtulabilmek mümkün. Dünya devi şirketler insanların tüketim alışkanlıklarını çözerek daha fazla ürün satmaya başlamışlar bile.

Ancak bizler hedef koyup alışkanlıklarımızı bırakamadığımız için maalesef başarılı olamıyoruz. Kötü olan tarafı da zamanla hedef koymaktan korkmaya ve çekinmeye başlıyoruz. Çünkü her seferinde başarısız olup baştan başlamak zorunda kalıyoruz.

Peki, işin doğrusu nedir? İşin doğrusu, hedef koymakla birlikte bizi gerçekten başarıya taşıyacak olan alışkanlığı pekiştirmek. Ben buna “Temel Harekeler” diyorum. Ya da -pedal çevirmek- Eğer düzenli olarak temel hareketlerinizi yapmazsanız hedefinize de ulaşamıyorsunuz. Önemli olan ajandanızda temel hareketlerinize yer açmak ve bunu tam anlamı ile sadakat ile uygulamak. Temel hareketlerinizi yani alışkanlıklarınızı düzene oturtabilirseniz hedefinize de kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Alışkanlıkların gücünü Charles Duhigg kitabında çok güzel örneklerle açıklamış. Eğer iyi bir alışkanlık edinmek istiyorsanız bunu başarmanın tek bir yolu var. İşe çok basit başlamak. Alışkanlığın ilk evresinde Cortex’e (Yansıtan beyin, Theo Compernolle ’ye göre) önemli görev düşüyor. İyi alışkanlıkların kazanılmasında aklımıza (cortex) çok iş düşüyor. Ancak cortex yavaş çalışıyor ve her şeyi kendine göre anlamlandırmak durumunda. Üstüne üstlük eğer sonunda mutluluk hormonu salgılanmayan hedeflere de pek itibar etmiyor. Kısacası iyi alışkanlığınızın sonunda mutlaka bir ödül olması gerekiyor. Cortex’in bir alışkanlığı benimsemesi uzun zaman alıyor. O nedenle işin başı sabırlı olmaktan geçiyor. Şimdi bir örnek verelim.

Diyelim ki uzun yıllardır planladığınız kitabınızı yazmaya karar verdiniz ve kendinize bir yıl süre verdiniz. Kitap yazmaya başladınız. İlk heves haldır haldır yazabilirsiniz. Hatta coşar gidersiniz. Sonra ne olur? Hevesiniz kaçar, kitap yazmayı yarıda bırakırsınız. Uzmanlar diyor ki, eğer kitap yazmak gibi uzun soluklu bir alışkanlık kazanmak istiyorsanız, kendinize bir bitiş tarihi koymak yerine, her sabah dört paragraf yazacağım diye bir program yapın. Her sabah dört paragraf yazdıktan sonra kalemi bırakın ve normal hayatınıza devam edin. Her sabah sadece dört paragraf ne az ve fazla.

Uzmanlar bir konuda daha paylaşımda bulunuyorlar. Bunu ayin haline getirin. Yani yazmaya başlamanızı sağlayacak bir işaret olsun. Bu bir ses, müzik, şarkı veya bir koku veya bir nesneye dokunmak olabilir. Ayine (alışkanlığa) bir işaretle başlayın. Beynimiz için çok önemli. Her iyi veya kötü alışkanlık bir işaretle başlıyor. Ardından oturun ve dört paragraf yazın. Bölünmeden başlayıp bitirin. Ayinin (alışkanlığın) sonunda kendinize mutlaka bir ödül verin. Bu bir küçük çikolata, kahve veya sevdiğiniz bir şey yapmak olabilir. Bu düzeni bozmayın ve sabırla tekrar edin. Kitap tahmin ettiğinizden daha önce de bitebilir.

Bir başka örnek şirket hedeflerinde de mümkün. Ekibinizle belli bir hedefe koşuyorsanız ekip toplantıları çok önemlidir ve alışkanlık haline gelmelidir. Temel hareket olarak bunu sağlamak istiyorsanız, toplantı öncesi güzel bir işaretiniz olsun. Ardından toplantınızı yapın. Süresi 20 dakikayı geçmesin. İnsan dikkati daha fazlasını kaldırmıyor. Toplantının sonuna bir ödül koyun. Çay, kahve, harika bir müzik de olabilir.

Sonuçtan çok sürece odaklanın. Süreci iyi planlarsanız alışkanlığı da kazanmış olursunuz.

Günlük planınıza sadık kalmayı başarırsanız hedefinize kesinlikle ulaşırsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.